6502 SAYILI TKHK’DA DÜZENLENEN İŞ YERİ DIŞINDA KURULAN SÖZLEŞMELER

GİRİŞ

İş yeri  dışında kurulan sözleşmeler, toplum yaşantımızda sık sık karşımıza çıkan somut bir kavramdır. İşyeri Dışındaki Sözleşmeler 4077 Sayılı TKHK’nın 8. Ve 9. Maddelerinde düzenlenen ‘‘Kapıdan Satışlar’’ başlığı adı altında düzenlenmekteydi. Fakat bu düzenleme Avrupa Birliği Uyum Süreci, toplumumuzda tüketicinin korunmaya ihtiyaç duyması ve gelişen her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da yeni sözleşme türlerinin çoğalması nedenliye değişim yaşayarak, 6502 Sayılı TKHK’da ‘‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler’’ başlığı ile 47. Maddede düzenlenmiş ve aynı zamanda bu hususla ilgili Yönetmelik çıkartılmıştır. İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, genellikle tüketicinin mağdur olma ihtimalinin yüksek olduğu sözleşme tipidir. Bunun nedeni tüketici karşı tarafın teklifini tam manasıyla düşünmeden bir malı karşı tarafında bazı hünerleriyle almasıdır. Bu tür satışlarda tüketiciler oldukça mağdur olmuşlardır.  Bu sebeple bu konu hakkında ayrıntılı bir düzenleme yapılmıştır. Ödevimde bu hususu ayrıntılı bir şekilde incelemeye çalışacağım.

BİRİNCİ BÖLÜM

I. İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler

A.Genel Olarak

            İş yeri  dışında kurulan sözleşmeler, toplum yaşantımızda sık sık karşımıza çıkan bir kavramdır. İşyeri Dışındaki Sözleşmeler 4077 Sayılı TKHK’nın 8. Ve 9. Maddelerinde[1] düzenlenen ‘‘Kapıdan Satışlar’’ başlığı adı altında düzenlenmekteydi. 4077 Sayılı TKHK eksikliklerinden ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayamamasından dolayı oldukça eleştiri alan bir kanundu; fakat bardağın dolu tarafından bakıldığında tüketiciyi korumayı amaçlayan ilk derli toplu kanundur.[2]

Fakat bu düzenleme Avrupa Birliği Uyum Süreci, gelişen toplumumuzun ihtiyacı ve tüketicinin daha çok korunmaya ihtiyaç duyması nedenliye değişim yaşayarak, 6502 Sayılı TKHK’da ‘‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler’’ başlığı ile 47. Maddede düzenlenmiş ve aynı zamanda bu hususla ilgili Yönetmelik çıkartılmıştır. İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, genellikle tüketicinin mağdur olma ihtimalinin yüksek olduğu sözleşme tipidir.[3]

Kapıdan satışların,iş yeri dışında kurulan sözleşmeler olarak isminin değişmesinin asıl nedeni ise 25.10.2011 tarihli ve 2011/83/EU sayılı Avrupa Parlementosu ve Konseyi Tüketici Hakları Direktifine uyumlu hale getirilmesidir.[4] Bu direktif de  ‘iş yeri dışında kurulan sözleşmelere (Off-Premises Contract) ilişkin kapsamlı düzenleme mevcuttur. Türkiye Avrupa Birliği uyum sürecinde bu direktife uygun şekilde düzenleme yapmıştır.[5] Bu direktifte ‘iş yeri dışında yapılan sözleşmeler’ şu şekilde tanımlanmıştır:

‘‘2011/83/EU sayılı Direktif

2.Madde 8. Fıkra

‘İş yeri dışında yapılan sözleşme’3, bir tacit ve bir tüketici arasında, ya;

(a)tacirin iş yeri olmayan bir yerde,tacir ve tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığında yapılan sözleşmeyi; yada

b)(a)bendinde atıfta bulunulan koşullarda teklifin tüketici tarafından yapılmasıyla kurulmuş sözleşmeyi; ya da

( c) tacirin ve tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığında, tüketicinin şahsen ve bireysel olarak tacirin iş yeri olmayan bir yerde ilgilenilmesinin hemen sonrasında tacirin iş yerinde yada herhangi bir mesafeli iletişim aracı vasıtasıyla yapılan sözleşmeyi; ya da

(d) mal ve hizmetlerin tüketiciye tanıtımı ya da satıçı amacıyla tacir tarafından düzenlenen bir gezi esnasında yapılan sözleşmeyi ifade eder;’’[6]

İş yeri dışında kurulan sözleşmeler Avrupa birliği direktifinde bu şekilde tanımlanmış ve tüketiciyi korumak için müeyyideler getirmiştir. 6502 sayılı TKHK’nın 47. Maddesinde bu düzenlemeye uygun bir düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemenin gerekçesinde özetle tüketicinin bu sözleşmeyi olur olmadık yerde yapması, düşünmeye fırsatının olmaması, pazarlamacının agresif hareketleri nedeniyle tüketicinin o an için ihtiyacı dahi olmasa istemedikleri bir malı almak zorunda hissetmeleri ve buna benzer durumlarda tüketiciyi korumak hedeflenmiştir.[7] [8]

Madde hükmünün gerekçisine göre aynı zamanda yapılan bu sözleşmeler ‘Beğenme Koşuluyla Satış’ olarak değerlendirilmektedir.[9] Bu tür satışlar asıl olarak TBK m.249-252’de düzenlenmiştir; ancak tüketicinin güçsüz olması ve korunma ihtiyacı sebebiyle ayrıca böyle bir düzenleme getirilmiştir. Tüketici olmayan kişilerde uygulanacak hükümler TBK m.249-252’deki genel hükümlerdir.[10] Aynı zamanda uyuşmazlıkta TKHK’da bir düzenleme bulunmadığı takdirde genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Kanımca TKHK’da düzenleme bulunmaması durumunda yine tüketici lehine yorum yapılması gerekmektedir.

1.Tanımı

TKHK’nın 47. Maddesinde İş yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler şu şekilde tanımlanmıştır;

‘‘İş yeri dışında kurulan sözleşmeler

MADDE 47 – (1) Satıcı veya sağlayıcı ile tüketici arasında;

a) Teklifin tüketici ya da satıcı veya sağlayıcı tarafından yapılmasına bakılmaksızın iş yeri dışında, tarafların eş zamanlı fiziksel varlığında kurulan,

b) Tarafların eş zamanlı fiziksel varlığında tüketiciyle iş yeri dışında görüşülmesinin hemen sonrasında, satıcı veya sağlayıcının iş yerinde ya da herhangi bir uzaktan iletişim aracıyla kurulan,

c) Mal ve hizmetlerin tüketiciye tanıtımı ya da satışı amacıyla satıcı veya sağlayıcı tarafından düzenlenen bir gezi esnasında kurulan,

sözleşmeler iş yeri dışında kurulan sözleşmeler olarak kabul edilir.’’

Kanunumuzda iş yeri dışında kurulan sözleşmeler bu şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya bakıldığında Avrupa Birliği Direktifine uyulduğu aşikar bir şekilde görülmektedir.

Bu tanıma göre;

a-Teklifin tüketici, satıcı veya sağlayıcıdan gelmesine bakılmaksızın,

b- İş yeri dışında kurulması

c- Herhangi bir iletişim aracıyla veya fiziksel varlıklarının olması

d- Sağlayıcı veya satıcı tarafından bir gezi esnasında kurulan sözleşmelere

iş yeri dışında kurulan sözleşmeler denmektedir.

a.Teklifin Tüketici,Satıcı Veya Sağlayıcıdan Gelmesine Bakılmaksızın

          Kanun hükmünden anlaşıldığı üzere iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde teklifin hangi taraftan geldiğinin hiçbir önemi yoktur. Yani teklifi tüketicide yapabilir; aynı zamanda sağlayıcı veya satıcıda. Burada amaçlanan tüketicinin satıcı veya sağlayıcıya böyle bir teklifle gitmesi bu sözleşmenin iş yeri dışında kurulan sözleşme olmadığı gibi bir düşünceye kapılmasının önüne geçmektir. Bu şekilde tüketici her ne kadar kendi teklif etse dahi bu hükümlere tabi olarak korunacaktır.[11] Bu sayede bazı kötü niyetli satıcı ve sağlayıcıların tüketiciyi mağdur etmelerinin önüne geçilmiştir.

b.İş Yeri Dışında Kurulması

          İş yeri dışında kurulan sözleşmeler adı üzerinde iş yeri olarak nitelendirilmeyen yerlerde yapılan sözleşmelerdir. İlk olarak ‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliğinde’  iş yeri şu şekilde tanımlanmıştır;

‘‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği

Madde 4. 1. Fıkra ç. Bendi: İş yeri: Satıcı veya sağlayıcının kalıcı olarak faaliyetini yürüttüğü herhangi bir satış yerini,’’

Yukarıdaki tanıma göre iş yeri satıcı veya sağlayıcının kalıcı olarak faaliyetini yürüttüğü yerdir. Bu tanıma göre iş yeri dışında satış sözleşmeleri parkta,tüketicinin konutunda,otobüste ve sair yerlerde yapılabilmektedir.

          Kanunda düzenlenmemesine karşılık bazı sözleşme tipleri iş yeri dışında kurulan sözleşmelerden sayılmayacağı yönetmelikte düzenlenmiştir. Kanaatimce bu husus sakıncalı olmakla beraber temel hukuk bilgilerini hiçe sayan bir durumdur.[12] Aynı zamanda yönetmelik kanuna dayanmadığı için hukuka aykırıdır.

Bu hususun istisnaları yine aynı yönetmelikte şu şekilde düzenlenmiştir;

‘‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler ile doğrudan satışlara uygulanır.

(2) Bu Yönetmelik hükümleri;

a) Finansal hizmetler,

b) Taşınmaz malların veya bu mallara ilişkin hakların oluşumu, devri veya kazanımı,

c) Konut kiralama,

ç) Paket turlar,

d) Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti ve bunların yeniden satımı veya değişimi,

e) Fuar, panayır ve pazar yerlerinde yapılan satışlar,

f) Beslenme destek ürünleri hariç olmak üzere, yiyecek ve içecekler gibi günlük tüketim maddelerinin, satıcının düzenli teslimatları çerçevesinde tüketicinin meskenine veya iş yerine götürülmesi,

g) Mal veya hizmet bedeli otuz Türk Lirasını aşmayan satışlar,

ğ) Malların montaj, bakım ve onarımı,

h) 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş işletmecilerin, mal satışları ile mal ve hizmet satışını birlikte yaptıkları durumlar hariç olmak üzere, sunduğu elektronik haberleşme hizmetleri,

ı) Elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerine ilişkin abonelikler,

ile ilgili sözleşmelere uygulanmaz.’’

Kanaatimce, fuar, panayır ve pazar yerlerinde yapılan satışların iş yeri dışında kurulan sözleşmelerin dışında bırakılması önceki kanunla çelişmekle birlikte bu kanunun asli amacı olan tüketicinin korunmasına engel teşkil etmektedir.[13] Çünkü tüketici bir anlık heves ile ve yine pazarlamacıların profesyonelliği ile istemediği bir ürünü bu tür yerlerde alabilmektedir. Bu tür yerlerde tüketici yine bağımsız değildir. Bu sebepten ötürü bu şekilde bir istisna kanımca yanlış olmuştur.

 Aynı zamanda yönetmeliğin (g) bendinde düzenlenen ‘Mal veya hizmet bedeli otuz Türk Lirasını aşmayan satışlar’ düzenlemesi de tüketicilerin mağduriyetini arttıracak bir düzenlemedir. Şöyle ki somut olayda tüketici 200 TL’lik bir mal alsa dahi satıcı veya sağlayıcı bunu fatura ederken 25 TL fatura ederek ve tüketicide bu faturaya bakmadan ürünü teslim aldığı varsayılırsa tüketici bu mal için iş yeri dışında kurulan sözleşme hükümlerine dayanamayacak ve mağduriyeti ortaya çıkacaktır.

Şu hususa da değinmek isterdim. Daha önceki kanun kapsamında Yargıtay bu devre tatil sözleşmelerini kapıdan satış sözleşmesi olarak kabul etmekteydi.[14] Fakat yönetmelik bu husus iptal edilerek iş yeri dışında kurulan sözleşme hükümlerine tabi olmadığını açık bir şekilde yönetmelikte düzenlemiştir. Halbuki Devre tatil sözleşmeleri çoğunlukla iş yeri dışında, tüketicinin gafil avlanabileceği ortamlarda aynı zamanda oldukça profesyonel pazarlama elemanlarıyla yapılan bir sözleşme türüdür. Böyle bir istisnanın getirilmesi TKHK’nın amacını zedelemektedir, yani tüketicinin korunmasını engellemektedir.[15]

Kanaatimce, yukarıda bahsettiğim eksikliklerin giderilmesi durumunda tüketicinin mağduriyetleri giderilecek ve tüketici bu alanlarda daha rahat bir şekilde hareket edecektir

c.Herhangi Bir İletişim Aracıyla veya Satıcı/Sağlayıcı ve Tüketicinin Fiziksel Varlıklarının Olması

Hem tüketici, hem satıcı veya sağlayıcının fiziksel olarak olması veya herhangi bir iletişim aracıyla bu sözleşmeyi kurmalarında herhangi bir engel yoktur. Yeter ki iradeler uyuşsun, bu şekilde bu sözleşme kurulabilmektedir.

d. Sağlayıcı veya Satıcı Tarafından Bir Gezi Esnasında Kurulan Sözleşmeler

Satıcı veya sağlayıcı tarafından tanıtım için veya bir organizasyon esnasında tüketici ile kurduğu sözleşmeler iş yeri dışında kurulan sözleşmeler olarak kanunda açıkça belirtilmiştir. Çünkü bu tür gezilerin asli amacı satıcı veya sağlayıcının müşterilerinin gözüne girmek ve bu sayede kazanç sağlamaktır.

2.Hukuki Mahiyeti

          Yukarıda bu tür sözleşmelerin beğenme koşuluyla satış sözleşmesi olduğuna değinmiştik. Çünkü bu sözleşmenin geçerlilik kazanabilmesi için tüketici cayma hakkını kullanmayacak ve bu şekilde sözleşme geçerli olacaktır.[16] Beğenme koşuluyla satış sözleşmeleri adından da anlaşılacağı üzere geciktirici koşula bağlıdır.[17] Yani tüketici açısından bakıldığında tüketici bu mala veya hizmete bakacak,ölçüp biçecek ve sonuç olarak cayma süresi içerisinde bu maldan memnun kalmadığı takdirde cayma hakkını kullanarak bu sözleşme hiç doğmamış sayılacaktır.Bu şekilde de tüketiciye ayrı bir koruma getirilmektedir, bu şekilde bir koruma getirtilmemiş olsaydı; tüketici ile satıcı arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olacak ve bu ilişkinin bozulmasından dolayı da bazı sonuçlar meydana çıkacaktı[18] .Özetle bu sözleşmenin doğması için tüketicinin cayma hakkını kullanmaması gerekmektedir.[19]

İKİNCİ BÖLÜM

II.İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmelerin Tarafları ve Şekli

A.Tarafları

Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere bu sözleşmenin tarafları şu şekildedir;

a.Tüketici

b.Satıcı veya Sağlayıcı

a.Tüketici

Tüketici, TKHK’nın 3.maddesinin 1. Fıkrasının k bendinde şu şekilde tanımlanmıştır:

‘‘6502 Sayılı TKHK

Madde 3 Fıkra 1:

k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,’’

Tüketici kavramı tanımdan da anlaşılacağı gibi oldukça geniş bir kavramdır. Bir kişinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi onun tüketici olduğu karinesini oluşturmaktadır. Bunun aksini ispatlama karşı tarafa düşer.

b.Satıcı ve Sağlayıcı

Satıcı ve Sağlayıcının tanımı TKHK’nın 3. Maddesi 1. Fıkrası ı ve i bendinde yapılmıştır. Fakat iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı olabilmek için ayrı bir şart getirilmiştir. İlk olarak Satıcı veya Sağlayıcının ı ve i bendindekine tanımına bakalım:

‘‘6502 Sayılı TKHK

Madde 3 Fıkra 1:

ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,’’

Satıcı ve Sağlayıcının tanımı kanunumuzda yukarıdaki şekilde yapılmıştır. İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde satıcı ve sağlayıcı için ek şart getirtilmiştir. Bu şart şu şekildedir:

‘‘6502 Sayılı TKHK

Madde 47 Fıkra 2: İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş satıcı veya sağlayıcı tarafından kurulur.’’

Özetle iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı bakanlık tarafından yetkilendirilmesi gerekmektedir.Bu yetkilendirme ile ilgili husus ilgili yönetmeliğin Yetki Belgesi başlığı altında 19.-23. Maddeleri  düzenlenmiştir.[20] Ayrıntılı bilgi için dipnota bakınız.

1.Yetkisiz Satıcı Veya Sağlayıcıya Uygulanacak Müeyyideler

Satıcı veya sağlayıcı bakanlık tarafından izin verilmemiş olması veya böyle bir izni olmamasına karşılık iş yeri dışında satış yaparsa bunun satıcı veya sağlayıcı açısından şu şekilde müeyyideleri vardır[21]:

a.TKHK 77. Maddesi gereği, izni olmayan satıcı veya sağlayıcıya yüz bin Türk Lirası idari para cezası kesilir.[22]

b.Tüketici, böyle bir satıcı veya sağlayıcıdan bir ürün veya hizmet almış ise 14 günlük cayma süresine ilave olarak 14 günlük sürenin bitimine 1 yıl eklenir. Eğer bu 1 yıllık sürede cayma hakkını kullanmaz ise sözleşme geçerli bir sözleşme olur. [23]

2.Ön Bilgilendirme Yükümlülüğü

          İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde tüketicinin korunması amacıyla ön bilgilendirme yükümlülüğü satıcı veya sağlayıcıya verilmiştir. Bu yükümlülüğün asıl amacı tüketici yapacağı sözleşmeyi tam manasıyla kavrasın ve cayma süresi içerisinde düşünerek kendisi için bu malın veya hizmetin gerekli olup olmadığını kanaatine ulaşmasını sağlayarak, tüketici özgür iradesi ile sözleşmeyi yapmasını sağlamaktır. [24] Özetle, tüketici bu sözleşmedeki hak ve borçlarını iyi bir şekilde kavrayacak ve bunun sonucunda bu sözleşmeyi yapma veya yapmama iradesini gösterecektir.

          Bu konuyla ilgili düzenlemeler TKHK madde 47 fıkra 3’de[25] ve ilgili Yönetmeliğin madde 5’dedir[26]. Bu hususlara göre tüketici şu hususlarda aydınlatılmalıdır:

  1. Sözleşme konusu mal veya hizmetin temel nitelikleri,
  2.  Satıcı veya sağlayıcının adı veya unvanı ile iletişim bilgileri,
  3. Mal veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil toplam fiyatı,
  4. Cayma hakkının olduğu durumlarda, cayma hakkının kullanılma şartları,

Satıcı veya sağlayıcı yukarıdaki hususları en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bilgilendirmek zorundadır.

          Satıcı veya sağlayıcının bu ön bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat etmesi gerekmektedir, yani ispat yükü satıcı ve sağlayıcıdadır.[27] Bu açıdan bakıldığında sözleşmede veya herhangi bir kağıda tüketicinin el yazısı ile ön bilgilendirilme tarafıma yapılmıştır, tarih ve imza bu ispat için yeterli olacaktır.

B. Sözleşmenin Şekli Ve Zorunlu İçeriği

a.Sözleşmenin Şekli

İş yeri dışında kurulan  sözleşmelerin şekli kanunda düzenlenmiştir. Bilindiği üzere TBK  madde 12’de herhangi bir aksine düzenleme yoksa sözleşme serbestisi  geçerlidir; fakat TKHK emredici nitelikte bir kanun olduğundan dolayı ve tüketiciyi korumak asıl amacı olmasından dolayı bu tür sözleşmelerde şekil şartı koymuştur. Bu şart TKHK m.47 f.4[28] ve ilgili yönetmeliğin m.6 f.2’de[29] düzenlenmiştir.

 Bu hükümlere göre iş yeri dışında kurulan sözleşmeler yazılı şekil şartına tabidir. Bu şekilde yapılmayan sözleşmeler şekle aykırı sözleşmeler olmakla birlikte genel hükümlere ve özel hükümlere göre geçersizdir[30].

Aynı zamanda yazılı ve geçerli sözleşme kurmayan satıcı veya sağlayıcı  sözleşmenin geçersizliğini tüketici aleyhine kullanamayacaktır.

Bu sözleşme genel hükümlere göre ve ilgili yönetmeliğin 5. Maddesinden dolayı en az 12 punto, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmelidir[31].

Sağlayıcı veya satıcı bu sözleşmeyi imzalatırken tüketicinin el yazısı ile sözleşme tarihini ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamalı , bu sözleşmenin bir nüshasına tüketiciye vermeli ve tüketiciye malı veya hizmeti sunmalıdır[32]. Bu tür durumların aksini ispatı satıcı veya sağlayıcıdadır[33].

b. Sözleşmenin Zorunlu İçeriği

          İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşmelerin düzenlenerek tüketiciyi mağdur etmemek için sözleşmenin zorunlu içeriği TKHK’da ve ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir. Bu husus TKHK 47. Maddesi 7. Fıkrasında[34] ve ilgili yönetmeliğin 7. Maddesinde[35] düzenlenmiştir.

TKHK’nın 77/3’de zorunlu hususların bazılarının eksikliği durumunda idari para cezası kesileceği belirtilmiştir[36].           

Kanımca yukarıdaki para cezaları yeterli olmamakla birlikte kanun maddesinde ve yönetmelikte belirtilen zorunlu içeriğe aykırı şekilde düzenlenmiş sözleşme şekilden dolayı kurulmamış sayılmalıdır. Böylelikle satıcı veya sağlayıcı tarafından hazırlanan bu sözleşmelerde tüketiciyi mağdur edecek şekilde yapılan düzenlemeler geçersiz olacak ve tüketici mağdur edilmeyecektir. Aynı zamanda zorunlu içeriğin olmadığı sözleşmelerde yine yönetmeliğin 9. Maddesi gereği cayma hakkı 1 yıl daha uzatılması gerekmektedir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

III. İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmelerde Cayma Hakkı

A.Genel

            İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde cayma hakkı, tüketicinin korunması için getirilmiş bir müessesedir. Cayma hakkı diğer bir ismiyle geri alma hakkıdır.[37] Cayma hakkının tüketiciye verilmesinin nedeni tüketici bu süre zarfında malı kullanarak bu mala gerçekten ihtiyacı olup olmadığını tecrübe etmesidir. Bu sayede iradesini doğru bir şekilde aktarmalıdır. Doktrinde 14 günlük süreye ‘‘deneme ve yoklama’’[38] süresi denilmektedir. Bu süre 4077 sayılı kanunda 7 gün iken 6052 sayılı kanunda Avrupa Birliği Direktifine uygun olarak 14 güne çıkarılmıştır.

            Geri alma kavramını kanaatimce en iyi tanımlayan İ. Yılmaz ASLAN hocamızdır. Buna göre geri alma kavramı:

‘‘ Özel hukuk terminolojisine özgü geri alma kavramının teknik anlamı, sonradan tek taraflı  karşı bir irade beyanıyla ya da geri alma iradesine eş değer etkide zımni bir iradi davranışla, irade beyanlarının etkisizleştirilmesi ya da tamamen ortadan kaldırılması ve bu suretle onun hukuksal hüküm ve sonuçlarını doğurmasına engel oluşması şeklindedir.’’[39]

Gerçektende hocamızın tanımı cayma hakkına oldukça uymakta ve açıklamaktadır. Şöyle ki tüketici cayma hakkını tek taraflı irade beyanıyla kullanmakta ve bu sözleşmenin kurulmamış sayılmasına neden olmaktadır, tüketici cayma hakkını kullanacağı 14 günlük sürede sözleşme hükümleri askıdadır.[40] Bu hakkın kullanılacağı 14 günlük süre sözleşmenin hüküm ve sonuçlarına engel olmaktadır; aynı zamanda bu hakkın kullanılmasıyla sözleşme sözleşme hiçbir hüküm doğurmaz. Bu yönden bakıldığında cayma hakkı, bozucu yenilik doğuran bir haktır.[41]

6502 sayılı TKHK’nun getirdiği en önemli yenilik cayma hakkının kullanılabileceği 14 günlük süre içerisinde satıcı veya sağlayıcının tüketiciden herhangi bir ödeme talep edemeyeceğidir.[42]Bu düzenlemeye doktrinde ‘Peşin Ödeme Yasağı’denilmektedir[43]. Peşin ödeme yasağı, Fransız hukukundan Türk hukukuna etki etmiştir[44]. Eğer tüketici bu süre içerisinde satıcı veya sağlayıcıya ödeme yapmış ise tüketici cayma hakkını kullandığında bu ödemeyi geri vermek zorundadır.[45]

Tüketici, cayma hakkını kullandığında herhangi bir sebep belirtmesine gerek olmadığı gibi malı normal kullanımından dolayı eskimesinden de sorumlu değildir. Yani herhangi bir cezai şart ve sair ödeme yapma mükellefiyeti yoktur. ileride bu hususa ayrıntılı bir şekilde girilecektir.

B.Cayma Hakkının Süresi

            Cayma hakkının süresi yukarıda belirttiğim gibi 14 gündür. Bu sürenin ne zaman başlayacağı hususu kanunda düzenlenmemiştir; ancak ilgili yönetmelikte bu husus ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre:

‘‘İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği

Cayma hakkı

MADDE 8 –

(2) Cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün; mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün başlar. Ancak tüketici sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içerisinde de cayma hakkını kullanabilir.

(3) Cayma hakkı süresinin belirlenmesinde;

a) Tek sipariş konusu olup ayrı ayrı teslim edilen mallarda, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son malı teslim aldığı gün,

b) Birden fazla parçadan oluşan mallarda tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son parçayı teslim aldığı gün,

c) Belirli bir süre boyunca malın düzenli tesliminin yapıldığı sözleşmelerde, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin ilk malı teslim aldığı gün,

esas alınır.

(4) Malın satıcı tarafından taşıyıcıya teslimi, tüketiciye yapılan teslim olarak kabul edilmez.

(5) Mal teslimi ile hizmet ifasının birlikte yapıldığı sözleşmelerde mal teslimine ilişkin cayma hakkı hükümleri uygulanır.’’

          Cayma süresi ile ilgili olarak şu hususa da değinmek gerekir. TKHK 47. Maddesi 6. Fıkrası gereği satıcı veya sağlayıcı yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi durumunda ve cayma hakkıyla ilgili gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı takdir de 14 günlük süreyle bağlı değildir. Ancak cayma hakkının normal bitim gününden 1 yıl sonra bu hakkı bitecektir. Yani cayma hakkı 1 yıl uzatılacaktır. [46]

C.Cayma Hakkının Kullanılmasının Sonuçları

1.Genel

            Tüketicinin cayma hakkını kullanmasında herhangi bir neden belirtmesinin gerekli olmadığını yukarda belirtmiştim, fakat gerekçe belirtmese de bu bildirimin zamanında yapılması oldukça önemlidir[47]; aksi takdir de tüketici cayma hakkını kullanmamış sayılacaktır. Bu bildirimin yazılı olması veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya bildirilmesi gerekmektedir[48]. Bu bildirimin Bu bildirim için yönetmelikte örnek bir forum konulmuştur. Bu forum şu şekildedir:

‘‘

ÖRNEK CAYMA FORMU

(Bu form, sadece sözleşmeden cayma hakkı kullanılmak istendiğinde doldurup gönderilecektir.)

-Kime: (Satıcı veya sağlayıcı tarafından doldurulacak olan bu kısımda satıcı veya sağlayıcının adı veya unvanı, adresi, varsa faks numarası ve e-posta adresi yer alacaktır.)

-Bu formla aşağıdaki malların satışına veya hizmetlerin sunulmasına ilişkin sözleşmeden cayma hakkımı kullandığımı beyan ederim.

– Sözleşme tarihi:

– Mal veya hizmetin teslim veya ifa tarihi:

– Cayma hakkına konu mal veya hizmet:

– Tüketicinin adı soyadı:

– Tüketicinin adresi:

– Tüketicinin imzası: (Sadece kağıt üzerinde gönderilmesi halinde)

-Tarih:’’

Cayma formu örneği tüketiciyi daha garantiye alma isteğinden dolayı yapılmıştır. Halbuki bu tür bir forma gerek olmamakla birlikte tüketicinin açık bir şekilde yazılı bir şekilde gönderdiği cayma bildirimi yeterli olacaktır. Bu bildirimin yapılmasında ispat yükü tüketicidedir. Kanaatimce tüketici ispat etmese dahi tüketici lehine yorum yapılmalıdır[49].

2.Satıcı Veya Sağlayıcının Yükümlülükleri

            Satıcı veya sağlayıcının yükümlülükleri ilgili yönetmeliğin 11. Maddesi 2.fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre:‘‘ Satıcı veya sağlayıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde malı geri almakla yükümlüdür. Bu süre içerisinde malın geri alınmaması durumunda, tüketici malı muhafaza etmekle yükümlü değildir.’’

Bu düzenlemeye göre satıcı veya sağlayıcı bildirimin ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içerisinde malı geri almalıdır; almadığı takdirde malın bozulması, kırılması ve sair zarar görmesinden dolayı tüketici sorumlu olmayacaktır. Ancak hükümden de anlaşılacağı üzere tüketici 14 günlük sürede malı muhafaza etmek zorundadır. Bu süre geçtikten sonra muhafaza yükümlülüğü düşmektedir. [50]

3.Tüketicinin Yükümlülükleri

            Tüketici yukarıda da belirttiğim üzere 14 günlük süre içerisinde malı muhafaza etmek zorundadır. Bu süreden sonra herhangi bir muhafaza yükümlülüğü kalmamaktadır. Aynı zamanda tüketici bu süre içerisinde malı kullandığı için oluşan eskimelerden sorumlu değildir.[51]

            İş yeri dışında kurulan sözleşmenin bir hizmete ilişkin olması durumunda ise tüketiciye sağlanan yarar kadar tüketici bunun bedelini ödemelidir.[52]

D.Cayma Hakkının İstisnaları

            Cayma hakkının kullanılamayacağı durumlar ilgili Yönetmeliğin 14. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre:

‘‘Cayma hakkının istisnaları

MADDE 14 – (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tüketici aşağıdaki sözleşmelerde cayma hakkını kullanamaz:

a) Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler.

b) Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler.

c) Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallardan; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanların teslimine ilişkin sözleşmeler.

ç) Malın tesliminden sonra ambalajın açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler.

d) Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler.’’

Bu maddeye göre sözleşmede bu hususların aksi kararlaştırılabilir. Yani burada tüketici lehine bir düzenleme yapılabileceği belirtilmiştir. Aynı zamanda yukarıdaki düzenlemeler bir mecburiyet olup hakkaniyet gereği cayma hakkının kullanılmasını engellemek gerekmiştir. Şöyle ki satıcı veya sağlayıcı çabuk bozulabilen veya kişinin isteğine göre hazırlanmış bir malı bir başkasına satamayacağı açık bir şekilde bellidir. Bu yönüyle bakıldığında satıcı ve sağlayıcının korunması hakkaniyetli olmuştur.

SONUÇ

  1. İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, Avrupa birliği uyum yasalarıyla gelişerek kanunumuzda bugün ki halini almıştır.
  2. İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde, teklifi kimin yaptığının bir önemi yoktur. Bu sözleşmeler istisnalar dışında kanunda belirtilen iş yeri vasfında olmayan her yerde kurulabilmektedir. Genellikle ispat yükü satıcı veya sağlayıcıdadır.
  3. İş yeri dışında kurulan sözleşmelerle yeni kanunda getirilen en önemli husus tüketicinin cayma süresi içerisinde malın veya hizmetin bedelini ödeme zorunluluğu olmasıdır. Cayma hakkı, bozucu yenilik doğuran bir haktır.
  4. Satıcı veya sağlayıcı yüklenen yükümlülüklere aykırı davrandığı takdirde bazı müeyyedilerle karşı karşıya kalacaktır.
  5. Bu düzenleme tüketiciler açısından oldukça başarılı olmasına karşılık tek eksik cayma bildiriminde ispat yükünün tüketicide olmasıdır.

KAYNAKÇA

1-Prof. Dr. İ.Yılmaz ASLAN,Tüketici Hukuku Dersleri,Güncellenmiş 6. Baskı,Ekin Yayınevi,Bursa,2016

2-Prof. Dr. Aydın ZEVKLİLER/Prof. Dr. Çağlar ÖZEL,Tüketicinin Korunması Hukuku,1. Baskı,Ankara,2016,,

3- M.A Av. Oya ŞAHİN MCCARTHY, Tüketici Hukuku Davaları Teori-Uygulama,1. Baskı,Seçkin Yayıncılık,Ankara,2017

4-Esen KABAŞ,6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunla İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmelere İlişkin Olarak Getirilen Değişiklikleri,Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XIX,2015,3.Sayı

5-Kazancı

6-Sinerji


[1] 4077 Sayılı TKHK’nın 8. Ve 9. Maddesi şu şekildedir:

‘‘KapıdanSatışlar
Madde 8- (Değişik: 6/3/2003-4822/12 md.)
Kapıdan satış; işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında yapılan satımlardır. 

Bakanlık, kapıdan satış yapacaklarda aranılacak nitelikleri, bu Kanuna tabi olan ve olmayan kapıdan satışları ve kapıdan satışlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirler. 

Bu tür satışlarda; tüketici, teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde malı kabul etmekte veya hiçbir gerekçe göstermeden ve hiçbir yükümlülük altına girmeden reddetmekte serbesttir. Hizmetlerin satımında ise bu süre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren başlar. Bu süre dolmadan satıcı veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Satıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı andan itibaren yirmi gün içerisinde malı geri almakla yükümlüdür. 

Tüketici, malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalarından sorumlu değildir. 

Taksitle yapılan kapıdan satışlarda 6/A maddesi, kampanyalı kapıdan satışlarda 7 nci madde hükümleri ayrıca uygulanır.

Kapıdan Satışlarda Satıcının ve Sağlayıcının Yükümlülüğü

Madde 9- (Değişik: 6/3/2003-4822/13 md.)

Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto ve koyu siyah harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:


Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya hizmeti reddederek sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı taahhüt ederiz.

Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür.

Bu madde hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya aittir. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı değildir.’’

[2] Esen KABAŞ,6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunla İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmelere İlişkin Olarak Getirilen Değişiklikleri,Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XIX,2015,3.Sayı,s.74

[3] Prof. Dr. İ.Yılmaz ASLAN,Tüketici Hukuku Dersleri,Güncellenmiş 6. Baskı,Ekin Yayınevi,Bursa,2016,s.261,Prof. Dr. Aydın ZEVKLİLER/Prof. Dr. Çağlar ÖZEL,Tüketicinin Korunması Hukuku,1. Baskı,Ankara,2016,s.300,  M.A Av. Oya ŞAHİN MCCARTHY, Tüketici Hukuku Davaları Teori-Uygulama,1. Baskı,Seçkin Yayıncılık,Ankara,2017,s.463,

[4] ASLAN,a.g.e,s.261,ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e,s.301,ŞAHİN MCCARTHY, a.g.e,s.463,KABAŞ,a.g.e.,s.75,TKHK 47. Maddesinin Gerekçesi

[5] Direktifin Gayri Resmi Çevirisi için bkz. ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.901

[6] Direktifin Gayri Resmi Çevirisi için bkz. ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.902

[7]TKHK 47.Maddenin Gerekçesi ‘‘Satıcı ve sağlayıcılar genelde tüketicinin bilgisizliğinden ve ortamın yarattığı şaşkınlıktan faydalanarak bu agresif pazarlama yöntemi sayesinde tüketicileri aslında hiç yapmayı düşünmedikleri sözleşmeler kurmaya yönlendirmektedir. Bu tür sözleşmelerde satıcının ziyaretini tüketicinin isteyip istemediğinden bağımsız olarak tüketiciler psikolojik baskı altında olabilmekte ve istemedikleri bir durumuyla karşı karşıya kalabilmektedirler.’’

[8] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e,s.301,ŞAHİN MCCARTHY,s.463

[9] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.301

[10] Ayrıntılı bilgi için bkz.ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e,s.302

[11]  ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.301

[12] ŞAHİN MCCARTHY,s.465

[13] ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.465

[14] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.301,13. HD,2013/3552 E.,2013/16905 K.,20.06.2013 T. , Kazancı

[15] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.301

[16] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.302,ASLAN,a.g.e.,s.268

[17] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.302 v.d.,ASLAN,a.g.e.,s.268 v.d.

[18] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.302 v.d.,ASLAN,a.g.e.,s.268 v.d.

[19] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.302 v.d.,ASLAN,a.g.e.,s.268 v.d.

[20] ‘‘Yetki Belgesi

Yetki belgesi başvurusu

MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunan satıcı veya sağlayıcılar, merkezlerinin bulunduğu yerdeki il müdürlüğüne başvurarak yetki belgesi almak zorundadır.

Başvuru koşulları

MADDE 20 – (1) Yetki belgesi başvurusu sırasında aşağıdaki bilgi ve belgeler istenir:

a) Bakanlığın internet sayfasında ilan edilen örneğe uygun iki adet yetki belgesi.

b) Satıcı veya sağlayıcının faaliyet konusunu ve kuruluşunu gösteren ticaret sicil gazetesi veya esnaf ve sanatkârlar sicil gazetesi.

c) Satıcı veya sağlayıcıyı temsil etmeye yetkili olanların noter onaylı imza sirküleri.

ç) Satıcı veya sağlayıcının kayıtlı olduğu odadan alacağı faaliyet belgesi.

d) Satıcı veya sağlayıcıya ait vergi levhası.

e) Serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir tarafından onaylı en son tarihli bilanço ve gelir tablosu.

f) Satışa konu edilen mal veya hizmetlerin listesi.

g) Tüketicilerin cayma bildirimini yapabileceği açık adres ve diğer iletişim bilgileri.

ğ) Tüketicilerin ödemelerini yapabilecekleri banka, posta ve benzeri hesap bilgileri.

(2) Birinci fıkradaki bilgi ve belgelerde bir değişiklik olması durumunda, satıcı veya sağlayıcı tarafından bu değişiklikler on beş gün içerisinde yetki belgesinin alındığı il müdürlüğüne bildirilir.

Başvurunun değerlendirilmesi

MADDE 21 – (1) İl müdürlüğü tarafından 20 nci maddede yer alan bilgi ve belgeleri ibraz eden satıcı veya sağlayıcılara yetki belgesi verilirken, satıcı veya sağlayıcı nezdinde Bakanlıkça yapılan denetimler ile tüketici şikayetleri de dikkate alınır.

Geçerlilik süresi

MADDE 22 – (1) İl müdürlüğünce verilen yetki belgesinin geçerlilik süresi iki yıldır.

(2) Geçerlilik süresi dolan belge için 20 nci maddede yer alan esaslar çerçevesinde yeniden başvuru yapılır.

Belge iptali

MADDE 23 – (1) Bu Yönetmeliğe aykırı uygulamaların tespit edilmesi sonucunda yapılacak uyarıya rağmen, söz konusu aykırılıkların en geç otuz gün içerisinde düzeltilmemesi halinde, ilgili satıcı veya sağlayıcının yetki belgesi il müdürlüğü tarafından iptal edilir. Belgesi iptal edilen satıcı veya sağlayıcılara bir yıl süreyle yetki belgesi verilmez.

(2) Belgesi iptal edilen satıcı veya sağlayıcılar, Bakanlık internet sitesinde ilan edilir.

[21] ASLAN,a.g.e.,s.262-263, ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.465-466

[22] TKHK madde 77 fıkra 5 ‘’Bu Kanunun 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 47 nci ve 50 nci maddelerinin ikinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında yüz bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır.’’

[23]‘‘İlgili Yönetmelik 9. Madde 2. Fıkra :Satıcı veya sağlayıcının bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket etmesi veya tüketiciyi cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirmemesi durumunda tüketici cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülüklerin bir yıllık süre içinde yerine getirilmesi veya cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirmenin bu süre içinde yapılması halinde, on dört günlük cayma hakkı süresi, söz konusu yükümlülüklerin yerine getirildiği veya cayma hakkına ilişkin bilgilendirmenin gereği gibi yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar.’’

[24] ASLAN,a.g.e.,s.263

[25]‘‘TKHK madde 47 Fıkra 3:Tüketicinin, iş yeri dışında kurulan sözleşme ya da buna karşılık gelen herhangi bir öneri ile bağlanmadan önce ayrıntıları yönetmelikte belirlenen hususlarda açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesi zorunludur. Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.’’

[26] İlgili Yönetmelik madde 5: (1) Tüketici, iş yeri dışında kurulan sözleşme ya da buna karşılık gelen herhangi bir teklif ile bağlanmadan önce;

a) Sözleşme konusu mal veya hizmetin temel nitelikleri,

b) Satıcı veya sağlayıcının adı veya unvanı ile iletişim bilgileri,

c) Mal veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil toplam fiyatı,

ç) Cayma hakkının olduğu durumlarda, cayma hakkının kullanılma şartları,

hususlarında satıcı veya sağlayıcı tarafından en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bilgilendirilmek zorundadır.

(2) Ön bilgilendirme yapıldığına ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.

[27] ASLAN,a.g.e.,s.263

[28]‘‘ İş yeri dışında kurulan sözleşmeler yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmaz. Geçerli bir sözleşme kurmamış olan satıcı veya sağlayıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez. Satıcı veya sağlayıcı; tüketicinin kendi el yazısı ile sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamak, sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek ve mal veya hizmeti tüketiciye sunmakla yükümlüdür. Sözleşmenin tüketiciye teslim edildiğinin ve mal veya hizmetin sunulduğunun ispatı satıcı veya sağlayıcıya aittir.’’

[29] ‘‘İş yeri dışında kurulan sözleşmeler yazılı olarak yapılmadıkça geçerli olmaz. Kurulan sözleşmelerin en az on iki punto büyüklüğünde anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi ve sözleşmenin bir örneğinin tüketiciye verilmesi zorunludur. Geçerli bir sözleşme kurmamış olan satıcı veya sağlayıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.’’

[30] ASLAN,a.g.e.,s.264-265, ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.466-467

[31] TKHK 4. Maddesi Gereği

[32] ASLAN,a.g.e.,s.264-265, ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.466-467, TKHK 47 Maddesi 4. Fıkrası

[33] ASLAN,a.g.e.,s.264-265, ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.466-467, TKHK 47 Maddesi 4. Fıkrası

[34] ‘‘ TKHK 47. Maddesi 7. Fıkrası: Sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, doğrudan satışlar, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat, satış yapacaklarda aranacak nitelikler ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.’’

[35] ‘‘Sözleşmenin zorunlu içeriği

MADDE 7 – (1) İş yeri dışında kurulan sözleşmelerde aşağıdaki bilgilerin yer alması zorunludur:

a) Sözleşme konusu mal veya hizmetin temel nitelikleri,

b) Tüketicinin adı soyadı ile satıcı veya sağlayıcının adı veya unvanı, varsa MERSİS numarası,

c) Tüketicinin satıcı veya sağlayıcı ile hızlı bir şekilde irtibat kurmasına imkan veren, satıcı veya sağlayıcının açık adresi, telefon, faks numarası ve benzeri iletişim bilgileri ile varsa satıcı veya sağlayıcının adına ya da hesabına hareket edenin kimliği ve adresi,

ç) Satıcı veya sağlayıcının tüketicinin şikayetlerini iletmesi için (c) bendinde yer alandan farklı bir iletişim bilgisi var ise buna ilişkin bilgi,

d) Mal veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil toplam fiyatı,

e) Sözleşmenin kurulduğu tarih,

f) Malın veya hizmetin teslim veya ifa tarihi,

g) Ödemeye ilişkin bilgiler,

ğ) Cayma hakkının olduğu durumlarda, bu hakkın kullanılma şartları, süresi ve usulüne ilişkin bilgiler,

h) Cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, faks numarası veya elektronik posta bilgileri,

ı) 14 üncü madde uyarınca cayma hakkının kullanılamadığı durumlarda, tüketicinin cayma hakkından faydalanamayacağına ya da hangi koşullarda cayma hakkını kaybedeceğine ilişkin bilgi,

i) “Bu sözleşmenin kurulduğu veya malın teslim alındığı tarihten itibaren on dört gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır. Cayma süresi içinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme yapmanızı veya borç altına sokan herhangi bir belge vermenizi istemeyeceğimizi ve cayma bildiriminin tarafımıza ulaştığı tarihten itibaren en geç on dört gün içerisinde malı geri almayı taahhüt ederiz.” ifadesi,

j) Varsa tüketicilerin ödemelerini yapabilecekleri banka, posta ve benzeri hesap bilgileri,

k) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını Tüketici Mahkemesine veya Tüketici Hakem Heyetine yapabileceklerine dair bilgi.

(2) Satıcı veya sağlayıcı, sözleşmeyi tüketicinin imzalamasını ve sözleşme tarihi ile “Sözleşmenin bir örneğini elden teslim aldım.” ifadesini ve cayma hakkının kullanılabildiği sözleşmeler için “On dört gün içinde cayma hakkımın olduğu konusunda bilgilendirildim.” ifadesini tüketicinin kendi el yazısı ile yazmasını sağlamak zorundadır.

(3) Birinci fıkranın (i) bendinde yer alan ifadenin sözleşmenin birinci sayfasında ve on altı punto büyüklüğünde koyu harflerle yazılması zorunludur.

[36] Ayrıntılı bilgi için bkz. , ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.474-475

[37] ASLAN,a.g.e.,s

[38] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.310 v.d.,ASLAN,a.g.e.,s.264

[39] Alıntı ,ASLAN,a.g.e.,s.264

[40] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.313

[41] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.313 v.d.,ASLAN,a.g.e.,s.265

[42] ‘‘TKHK 47. Madde 5. Fıkra 3. Cümle: Cayma süresi içinde satıcı veya sağlayıcı sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez.’’

[43] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.312

[44] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.312

[45]‘‘ İlgili Yönetmelik 11. Madde 1. Fıkra: Satıcı veya sağlayıcı, 14 üncü maddede yer alan sözleşmeler hariç olmak üzere, cayma süresi içerisinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Bu yasağa rağmen tüketiciden herhangi bir bedel alınması durumunda, alınan bedel tüketiciye derhal iade edilir. Ayrıca tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge tüketici yönünden geçersizdir.’’

[46] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.314,ASLAN,a.g.e.,s.266

[47] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.313-314,ASLAN,a.g.e.,s.265-266,ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.472 v.d.

[48] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.313-314,ASLAN,a.g.e.,s.265-266,ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.472 v.d.,’’TKHK Madde 47 Fıkra 5: Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir.’’

[49] ŞAHİN MCCARTHY,a.g.e.,s.473

[50] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.314,ASLAN,a.g.e.,s.266

[51] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.314,ASLAN,a.g.e.,s.266

[52] ZEVKLİLER/ÖZEL,a.g.e.,s.315,ASLAN,a.g.e.,s.268

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top